13 Nisan 2014 Pazar

İşçi ile Çar

Rus çarı, atlı arabasıyla ülkesinde bir geziye çıkmıştı. Bir ara, çarın arabası kanal inşaatında çalışan işçilerin yanında durdu ve çar arabadan dışarıya çıkıp onların yanına gitti. Çar, çalışmaktan ter içinde kalmış işçilerden birisine sordu:

“Bu kadar yoruluyorsun, kan ter içinde kalıyorsun” dedi.“Peki iyi para kazanabiliyor musun bari?”

İşçi, hiç duraksamadan yanıt verdi:

“Bana yetecek kadar kazanıyorum efendim ” dedi.

Çar, işçiden şikayet ve sızlanma işiteceğini zannederken, beklemediği bu cevapla şaşırmıştı.

“Daha net cevap verir misin bana?” diye üsteledi. “Yani ne kadar kazanabiliyorsun?”

İşçi tevazuyla başını önüne eğdi ve:

“Borçlarımı ödeyebiliyorum, bir bölümünü gelecek için karlı işlere yatırıyorum.”dedi. “Kalanı ile de her gün sıcak yemek yiyebiliyorum, efendim.”

Çar şimdi daha çok şaşırmıştı. Bu kadar az para kazanan, kıt-kanaat geçinen çalışan bir kanal işçisi, bu kadar az parayı hem borçlarını ödemek, hem yatırım yapmak, hem de geçinmek için kullanabiliyordu?

Dayanamayıp tekrar sordu:

“Ücretinin ne kadarını nereye, nasıl harcadığını tane tane anlat bakayım ” dedi. “Nasıl olabiliyor da, bu kadar az bir parayla bu kadar çok işler yapabiliyorsun?”

Bir taraftan alnındaki terleri silen işçi, diğer taraftan da hesabını sırayla anlatmaya başladı:

“Evde yaşlı babama bakıyorum: yani, eski borçlarımı ödüyorum. Aynı zamanda, oğlumun nafakasını çıkarıyorum; yani, gelecek için en karlı bir işe yatırım yapıyorum. Bahçemde yetiştirdiğim tek sebze lahana. Buna da şükür. Lahana da sıcak yemektir. Her gün sıcak sıcak bir tas lahana çorbası yiyoruz, karnımız doyuyor...”

Çar, fakir işçinin cevaplarından çok etkilendi. Onu bir kese altınla ödüllendirdi. Sonra sarayına döndü ve tüm danışmanları ile yaverlerini toplayarak onlara akıllı işçininin sözlerini anlattı. Ve bundan sonraki hayatında bu akıllı işçinin sözlerini hiç unutmadı.